divxplanet logo
Anasayfa | Forum | Sinema | Pek Yakında | Filmler | Diziler | Altyazılar | Altyazı Arama | Afiş | ED2K Sunumları | Araçlar | Dökümanlar | İletişim | G-Arama
divxaltyazi
Dizi Özel | Devam Eden Diziler | Sonlanan Diziler | Dizi Takvim | Anime Özel | Animeler | Bugün Popüler | Akademi | Cannes | Emmys
   
Time (Shi gan) (Zaman) 2006
Yönetmen
Ki-duk Kim
Oyuncular
Jung-woo Ha - Ji-woo
Ji-Yeon Park - Seh-hee
Hyeon-a Seong - See-hee
Yeong-hwa Seo -
-
-
-
-
-
-
Senaryo
Ki-duk Kim
Müzik
Hyung-woo Noh
Yapim Yili
2006
Süre
97 dakika
film poster
IMDB |

Özet : film resim Se-hi ve Ji-vu yıllardır birlikte olan bir çifttir. Se-hi, yüzünden sıkıldığını düşündüğü Ji-vu’ya artık yetmediği fikrine kapılınca, ortadan kaybolur. Ji-vu kırılmıştır, ancak bir süre sonra kız arkadaşının yokluğuna alışır. Bu arada Se-hi yüzüne estetik ameliyat yaptırmıştır. Bir gün Ji-vu, adı Si-hi olan bir garsonla tanışır ve ona âşık olur. Ne var ki, eski kız arkadaşı Se-hi onunla tekrar bağlantı kurunca işler karışır.


filim resim 2

Editör Yorumu
Kendi tarzını oturtmuş, farklı türlerle flört halindeki filmlerine kendinden bir takım unsurlar eklemiş yönetmenlerin bu işleri için, sinema ve eleştiri çevrelerinde “X Sineması” ifadesi kullanımı yaygındır. Bu sinemacılar, kariyerlerine ekledikleri filmlerde gerek hikaye seçimleri, gerek yönetim anlayışları, gerekse vurgulamak ya da sadece dokunmak istedikleri sosyo-kültürel bakışları ile bunu hak elde etmişlerdir. Kendi sinemaları içinde değişik kulvarlara sıçrasalar bile, belli ilkelerini de oraya taşır, bu sayede elde ettikleri özgürlükleri ile kendilerine serbest oyun alanları yaratırlar. Ki-duk Kim de bu anlayışı oturtmuş bir yönetmen. Yani “Ki-duk Kim Sineması” diye bir sinemadan söz edilmekte.

Ki-duk Kim’un bir auteur, yani yazıp yönettiği filmleriyle kendine has bir yöntem geliştirmiş bir sinema adamı olduğu fikri, eleştirmenleri ikiye bölmüş durumda. Filmleri ile uluslar arası arenalarda kabul gören, festivallere davet edilen, hatta kimi zaman mainstream Güney Kore sinemasına ters gelen fazla derin estetik anlayışı yüzünden kendi sinemasına yabancılaşan Ki-duk Kim, temelde basit bir hikayeyi alıp, onu nasıl yıpratacağını, sonra şefkatle nasıl düzenleyeceğini, sonra tekrar nasıl yıpratacağını görmek için kendi tarzında oyunlar oynamayı seven bir yönetmen. Çıktığı içsel yolculuklar esnasında yanına temel insani kavramlardan bir veya birkaçını alıp, yarattığı karakterlerine yüklemesi her zaman doğrudan olmuyor. Bu yüklemeyi çoğunlukla dolaylı yoldan yapmayı sevdiği için, basit hikaye, sıradan tiplemeler, tanıdık mekanlar bir anda sıra dışı unsurlara bürünebiliyor. Kendi dramatik bileşenlerinden asla vazgeçmiyor. Çünkü ancak bu sayede özgür ve özgün olabiliyor. Basitliği, sessizliği, umursamazlığı, sıradanlığı, sıkıntılı ruh halini anlatmak için görselliğin tüm imkanlarını seferber eden anlatım çabası, sözün bittiği anlardaki dolaylı tavrı daha bir pekiştiriyor. Aslında o hoş görsellik içinde gördüğümüz şey, gayet ekonomik bir teslimiyet barındırıyor. Ne görüyorsak, ilk aklımıza gelen kavram ile o anı bağdaştırıyoruz. Oysa Ki-duk Kim, o kavramları kafamızda şiirsel sözcüklere dönüştürmek için, müziğin de yardımı ile derinleşiyor. Kavramsal çağrışımlar yapmak için titiz bir refleks ile diğer kavram alternatiflerini de sevimli/sakil yapısına buyur ediyor.

13. Ki-duk Kim filmi Time, özellikle son iki filmi Bin-Jip ve Hwal’da sessizliği seven, temposunu ağırlaştıran, meramını sakin ama alttan alta gergin bir şekilde anlatan üslubundan biraz farklı duruş sergiliyor. Görsel çekiciliğin söze gerek bırakmadığı pek çok sekansa sahip çeşitli filmlerinin minimalist yaklaşımı, Time ile biraz gölgede kalmış denebilir. Time’da da buna benzer anlar mevcut elbette. Ancak Ki-duk Kim’in çok sevdiği aşk olgusu ve onun suretlerini şiirsel bir sakinlikle yansıttığı filmlerinden farklı olarak Time biraz daha huysuz, mızmız ve komplike bir film. Hikayenin, daha çok üst sınıfa ait estetik operasyon meselesini, insani olduğu kadar kimi zaman tehlikeli olan kıskançlık duygusu ile birleştiren ustalığı, çeşitli katmanlara bölünüyor. Bu katlar arasındaki hassas dengenin ve geçişlerin sağlanabilmesi için ise daha fazla diyalog, daha fazla gerçeklik, daha fazla dramatik yaklaşımlar gerekiyor. Ki-duk Kim, bu “daha fazla”ları kendi sineması ile harmanlayarak bir denge kurmayı deniyor. Söze ihtiyaç duyması, önceki görsel tercihlerinde onu biraz daha ekonomik davranmaya itse de, özellikle heykel parkında geçen sahnelerde sembolizm vurgularını ihmal etmiyor. Peşine takılmaya değer bir öykü içinde Time, kendi yolunu çizmeye çalışıyor. Ama Ki-duk Kim sinemasının katmanları arasında Time’ın yeri, filmin birkaç sahnesinde bilgisayar ekranından da görünen Bin-Jip’in, hele de Spring, Summer, Fall, Winter... and Spring’in yakınında bir yer değil. Kendi sineması içinde sıçramalar yapan yönetmenin bu filmde anlatmak istediği hikaye ve onun sosyal yansımaları gereği, adı geçen filmlere nazaran biraz daha geveze ve aceleci olması gerekiyor.

Sevgilisi Ji-woo’yu hastalık derecesinde kıskanan Seh-hee’nin kendi tabiriyle sıkıcı yüzünden kurtulup, sıkıcı huyundan kurtulamaması onu zayıf bir kişilik haline getirse de, bu zayıflıkların aşkın kör gözüne zarar vermediği vurgusu önemli. Sevdiğimizin zayıf yönlerini göremememiz, gördükten sonra ise onlara alışıyor olmamız bizi karışık duygulara sevk ediyor. Bir yüze mi, yoksa bir ruha mı aşık oluyoruz? Ji-woo’nun farklı yüzlerle aşkının sınanması fikri çok zekice. Ama Seh-hee’nin dramı daha acıtan cinsten. Aşkın ve kıskançlığın bu denli saplantı haline getirilme şekli inandırıcı gelmeme tehlikesi taşıyor olabilir. Ama kent hayatının getirdiği yalnızlıkların ardından bireylerin zorlukla gerçek aşkı elde etmeleri, elde ettikleri bu aşkı zaman aşımına uğratmak istememeleri, bu sebeple modern çağın ve modern tıbbın sunduğu imkanlardan biri olan plastik cerrahi ile zamanı geri alma gücüne sahip olduklarını düşünmeleri hatalar zincirini beraberinde getiriyor. Gerçek aşkı elde etmek için herkesin bir şansı var. Fakat insanoğlu bu şansı bulduğunda bile kendine sorun yaratmaktan vazgeçmiyor. Kendi yarattığı bu sorunları telafi etmek istediğinde ise belki daha büyüklerine davetiye çıkarıyor. Güzelliği satın almak veya sahip olduğu güzelliği sorgulayıp onu değiştirmek için estetik ameliyat geçirmeyi göze alan insanların bu doyumsuzluğu, yine biz insanlar tarafından kabul edilmiş güzelliğin göreceli bir kavram oluşu ile ne güzel bir tezat oluşturuyor.

Başrol oyuncuları Jeong Woo-ha ve Seong Hyeon-ha, çok iyi bir performans sergiliyorlar. İkisinin de yükseldiği bazı sahneler var ve bu sahneler filmin tansiyonunu da belirleyen etkenler. Daha çok oyuncu bakışlarının ve vücut dillerinin gücüne güvenen Ki-duk Kim, bu iki oyuncu ile sanırız tatmin olmuştur. Ama her filminde olduğu gibi, Time’da da başrol yine Ki-duk Kim’in.. Özellikle aşkı ele aldığı yapımlarda, aşkın görünen yüzünün derinlerine inmeyi seven, karakterlerine özürler ve zaaflar yükleyerek, onları bir anda akla gelmesi ve içinden çıkması güç hikayelere dahil eden, filmlerinin ruhuna bütünüyle hakim bir yönetmen.. Bu sıradanlıktan sıra dışına doğru sürüklenen hikayeler, dingin bir suda seyrederken, yormayan, kasmayan, filmin hassas dokusuna zarar vermeyen gerilim öğesi, sert ve yumuşak dokunuşlarıyla kendini belli ediyor. Her ne kadar, bazı filmlerinin akıcılığına daha farklı finallerin yakıştığını düşünsek de, işin başka bir görece boyutu da orada ortaya çıkıyor, her izleyen farklı şekilde yorumlayabiliyor.

Ki-duk Kim, insan ruhunun yolculuğu esnasında uğradığı önemli duraklardan birine daha uğruyor. Time, değişim sonucu değişen ve değişmeyenleri ameliyat masasına yatırıp, kendine özgü estetik darbeleriyle bize yaklaşık 100 dakikalık estetik ameliyatını sunuyor.

filim resim 3

Yorumlar
begendimgamgam - 23-03-10
cemcelik
3-iron ilk izlemeye başladığımda 10 dk sonra kapatmaya yeltendim.ama birden kendimi filmin o sessiz ve görsel şölenine kapıldım ve izlediğim en iyi filmlerden biriyle karşı karşıya kaldım.time da kendi dili olan izleyiciye konuşmadan da anlaşılabileceği ve aşkın minimal olarak ta yansıtılabileceğinin kanıtı olarak izlenebilir.

begendimyavuztoy - 25-02-10
o birrrrr idol
Ki-duk Kim ismini gördükten sonra sanırım üstüne fazla bir yorum yapılmayım, hemen izlenesi bir film, bayılıyorum bu adamın bakış açısına

begendimsonmackali - 26-11-09
HARİKA FİLM
gerçketen süper film sonu hüzünlü :(

Tüm Yorumlar(9)

ÜYELİK

Kullanıcı
Şifre
Hatırla |

(Şifremi Unuttum | Kayıt Ol)
ALTYAZI ARAMA

»Son Yedi Gün

»Gelişmiş Arama
EN SON YÜKLENEN ALTYAZILAR
EN ÇOK İNDİRİLEN
Türkçe Altyazılı Filmler
Türkçe Altyazılı Diziler
Türkçe Altyazılı Animeler
altyazı
sağ alt köşe ara büyük sol alt köşe
Copyright © 2004 - 2017 Film, Dizi, Anime ve İşitme Engelliler için Türkçe Altyazı veritabanı sitesidir.