divxplanet logo
Anasayfa | Forum | Sinema | Pek Yakında | Filmler | Diziler | Altyazılar | Altyazı Arama | Afiş | ED2K Sunumları | Araçlar | Dökümanlar | İletişim | G-Arama
divxaltyazi
Dizi Özel | Devam Eden Diziler | Sonlanan Diziler | Dizi Takvim | Anime Özel | Animeler | Bugün Popüler | Akademi | Cannes | Emmys
   
Children of Men (Son Umut) 2006
Yönetmen
Alfonso Cuarón
Oyuncular
Clive Owen - Theo Faron
Julianne Moore - Julian Taylor
Michael Caine - Jasper Palmer
Chiwetel Ejiofor - Luke
Charlie Hunnam - Patric
Claire-Hope Ashitey - Kee
Pam Ferris - Miriam
Danny Huston - Nigel
Peter Mullan - Syd
Jacek Koman - Tomasz
Senaryo
Müzik
Yapim Yili
2006
Süre
109 dakika
film poster

Özet : film resim Theo (Clive Owen) için, tüm bu olaylar önemsizdir. Eski bir eylemciyken bürokrata dönüşen Theo, acılı geçmişi ve anlamsız gelecek gerçeğine karşı metanetini, olan bitene önem vermeyi bırakarak korumaktadır. Yaşamını yalnızca Londra'dan uzakta kırsal bölgede yaşayan eski arkadaşı Jasper'a (Michael Caine) yaptığı ziyaretler hareketlendirmektedir.
Bütün bunlar, Theo kendini bir kamyonun arkasına atılmış bulup Julian'ın (Julianne Moore) önüne getirildiğinde değişir. Bir zamanlar hem aşkta hem savaşta Theo'nun ortağı olan Julian artık geriye kalan mülteci nüfusun hakları için mücadele eden gizli bir örgütün başıdır. Julian, Theo'dan örgütündeki genç bir kadın olan Kee'nin (Clare-Hope Ashitey) tehlikesizce ülke dışına götürülmesi için yardım ister. Theo bunu, Julian'ın hatırı için kabul eder ve kısa bir süre sonra kendini Kee'ye ve Julian'ın bir avuç yoldaşına, sahile kadar çeşitli güvenlik kontrol noktalarından geçen tehlikeli bir yolculukta eşlik ederken bulur. Theo'nun grubuna teröristler saldırınca, akıllı Kee'nin sadece bir mülteci olmadığı anlaşılır... Kee, diğerlerinin uğrunda ölmek isteyecekleri biridir.


filim resim 2

Editör Yorumu
Sürekli patlamaların yaşandığı, merkezi otoritenin insanları kaba kuvvet kullanarak denetlemeye çalıştığı, insanların bireysel özgürlüklerinin sınırlandığı, mültecilerin sokak hayvanları gibi kafeslerde tutulduğu, iyinin ve kötünün ayırt edilemediği, dumanlı ve karanlık bir gökyüzünün hiç eksik olmadığı kaotik bir dünyada geçiyor, Children of Men. P.D. James’in aynı isimli romanından uyarlanan Children of Men, okuduğum kadarıyla romana göre daha iyimsermiş. Diğer filmlerinde de sürekli olumlu bir bakış açısına sahip olan Cuaron’un bu romana da iyimser bir bakış açısı taşıması şaşırtıcı değil. Kadınların kısırlaşarak yeni çocuk dünyaya getiremediği ve insanlığın umudu olan çocukların varlığının bile unutulduğu, umutsuzluğa sürüklenen bir dünyada, yönetmen yine de bir mucize yaratarak insanları etrafında birleştiriyor. Doğal afetler, salgın hastalıklar, savaşlar, ideolojik çatışmalar gibi daha bir sürü soruna rağmen, insanlığın aslında bütün bunların üstesinden gelebileceğini gösteriyor. İlk tahlil de bu iyimser ve romantik bir bakış açısı olarak algılanabilir. Fakat yönetmen yarattığı karanlık ve kaotik atmosferle ana fikrini alt metne gizlemeyi başarıyor.

Alfonso Cuaron bir yandan bilimkurgusal hikayesini anlatırken, öte yandan da günümüz insanlarının yaşadığı sorunları filmine yedirmeyi ihmal etmiyor. Günümüzün bütün önemli sorunlarını filmde de görmek mümkün. Otoriter hükümetler, kişisel özgürlüklerinden mahrum bırakılmış vatandaşlar, insandan sayılmayan göçmenler, teknolojinin egemenliği, doğal afetler ve salgın hastalıklar karşısında insanoğlunun çaresizliği… Bütün bu bilindik meseleleri, umuda yolculuk temasıyla birleştiren ve bunlara karanlık bir arka plan yaratan yönetmen, anlatım için kullandığı teknik araçlara hakimiyetine rağmen filmin hikaye anlatımını asla geri plana düşürmüyor. Filmin en büyük artılarından biri de bu. Hiçbir zaman gelecekte geçen, bol efektli bir kovalamaca filmi izlediğimiz hissine kapılmıyoruz. Bütün boşlukları yönetmen ustalıkla doldurarak, vermek istediği mesajları yerli yerinde kullanıyor. Bunu yaparken de göçmenlik, karanlık ve tahrip olmuş bir dünya, karamsar, yılgın ve umutsuz insanoğlu, doğurganlığın durması gibi filmin merkezi noktalarını dengeli kullanıyor. Herhangi bir tematik seçimde bulunmayarak, birinin diğerine baskın olmasını engelliyor. Bu dengeli ve sürekli yön değiştiren, bir sonraki adamı tahmin etmeyi zorlaştıran yapıyı karakterlerde de görüyoruz. Baş karakter Theo, Kee’ye yardım etmesine rağmen aslında bütün yaptıklarını isteksizce yapan bir anti-kahraman görünümünde. Çok trajik bir geçmişi olmasına rağmen bununla baş etmeye çalışan, fakat hala arada kendini kaybeden, herhangi bir şeye güveni ve isteği olmayan, yaşayan ama niçin yaşadığını sorgulamayan çok katmanlı bir karakter. Filmin gidişatı gibi onun da olaylar karşısındaki tavırlarını önceden kestirmek çok zor.

Yeni doğan bebekle birlikte başlatılan umuda yolculuk, Theo’nun bu karmaşık karakteriyle içsel bir yolculuğu da beraberinde getiriyor. İnsanoğlunun geleceği olan çocukların doğmaması bir umutsuzluk dalgası yaratırken, kendi geçmişi nedeniyle genelden farklı bir umutsuzluğa sahip Theo’nun kendi içindeki karmaşa da yakın çekimlerle izleyiciye verilmeye çalışılıyor. Birçok hareketli çekim olmasına rağmen teknik ekibin bu işi başarıyla yaptığını söylemekte fayda var. Bu başarılı çekimlerinde itkisiyle daha bir etkinlik kazanan Theo’nun yolculuğu, Kee’nin yolculuğundan farklı bir noktada son buluyor. Yolculuğu süresince Theo’nun değişimini gözlemlemek ve macera filmlerinin klişe kahraman prototiplerinden uzak, gelecekte yaşamasına rağmen günümüz insanın sorunlarından muzdarip bu anti-kahraman fikri, filmi diğer benzerlerinden ayıran önemli etkenlerden biri.

Hikayesindeki açılımları, sürprizlere açık senaryosu, hiç düşmeyen temposu ve karanlık fonuyla Children of Men gerçekten başarılı bir film. Fakat filmde beni yönetmenin iyimserliği bazı sahnelerde rahatsız etmedi değil. Özellikle kurşunların havada uçuştuğu binadan mucizevi bir şekilde çıkışları bana fazla iyimser ve romantik bir sahne olarak gözüktü. Oraya gelene kadar o kadar şey atlattıktan sonra, böylesi bir çıkış kolaycılık gibi geldi. Özellikle filmin sonlarına doğru yönetmenin iyimserliği filmde fazlaca baskın oluyor. Bence bu iyimserlik biraz daha sınırlı tutulsaymış daha da iyi olabilirmiş. Neticede Children of Men türdeşleri gibi sırtını klişelere dayayan, yavan, gücünü özel efektlerinden ve dinamik kamerasından alan basit bir seyirlik değil. Bunların ötesine geçebilen, hikayesine güncel meseleleri de katmayı başaran, genelle birlikte bireyseli de es geçmeyen ve sürprizlere açık senaryosuyla sürekliliği olan, son dönemin dikkat çeken yapımlarından biri.

filim resim 3

Yorumlar
begendimsanalozan - 12-07-10
Yönetmenlik basarisi
Film gerek seneryo gerekse yönetmenlik acisindan oldukca güzel. Oyuncu secimleri ile müziklere diyecek yok. Filmde ki iyimserlik elestirisine bende katiliyorum.Hamile bi kadinin kursun yagan bi binada bu kadar in cik yapmasi ve yara almamasi bence de oldukca iyimser. Ama yönetmenin filmin sonlarina dogru yaklasik 20 dakikalik catisma sahnesini tek kare olarak cekmeyi basarmasini ayakta alkisliyorum dogrsu..Izlenmeye deger.

serkan_senus - 05-10-07
E-mule linki...
Filmi şimdi indiriyorum... Güzel bir filme benziyor. Distopyalar genelde hoşuma gider... emule linkini vermemin bir faydası olur mu bilmiyorum. Sonuçta aradığınızda çıkıyor ama..

begenmedimjakobo - 25-09-07
Tartışılır
Filmde geçen iki saat daha başka şeylerle değerlerndirilebilir. Konu çok iyi başlıyor ama sonlara doğru içnden çıkılmaz hale geliyor. Ama Clive Owen çok iyi iş çıkarmış...

Tüm Yorumlar(5)

ÜYELİK

Kullanıcı
Şifre
Hatırla |

(Şifremi Unuttum | Kayıt Ol)
ALTYAZI ARAMA

»Son Yedi Gün

»Gelişmiş Arama
EN SON YÜKLENEN ALTYAZILAR
EN ÇOK İNDİRİLEN
Türkçe Altyazılı Filmler
Türkçe Altyazılı Diziler
Türkçe Altyazılı Animeler
altyazı
sağ alt köşe ara büyük sol alt köşe
Copyright © 2004 - 2017 Film, Dizi, Anime ve İşitme Engelliler için Türkçe Altyazı veritabanı sitesidir.